Dershaneler özellikle sınava endeksli bir eğitim sisteminde “daha iyi puanı nasıl alırım?” sorusuna cevap bulan yerlerdi. Çoğu zaman da okullar arasında ki farkı kapatan, fırsat eşitliğini sağlama görevini üstlendi. Bunun yanı sıra elbette birçok temiz yüreğe motivasyon sağlayarak, kariyer planı oluşturarak onların topluma yararlı insanlar olmasını sağladı.

Tüm bu süreçte dershanelerin sayısız faydaları varken, bu faydalardan resmi yolla faydalanmak isteyen MEB, 13 Mart 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6528 sayılı kanun ve 7 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine uygun olarak, dershanelerden ortaöğretim düzeyinde eğitim verecek liselere (Temel Lise) dönüşmesini istedi.

Bir bakıma Temel Lise, üniversiteye hazırlık eğitimi veren özel dershanelerin, yıllardır edindikleri bilgi ve birikimlerini, deneyimlerini eğitim sistemi içinde kullanmalarını sağlayacak bir dönüşüm projesidir. Fakat Bakanlık bu projenin nihai hedefini Özel okul olarak görmek istemekte ve sistem içerisinde ihtiyacını gideremediği noktada hizmet alımına başvurmak istemektedir.

Dönüşümü makul kılmak adına öğrenci teşvik ödeneği ve özel okul açma yolunda ki esneklikler aslında % 5’lerde olan özel okullaşmayı MEB Müsteşarı’nın da ifadesi ile % 15’lere çıkarmak istendiğindendir. Bu da özel okul sektörünün 3 kat daha büyümesi demektir.

Aslında özel okullaşma ile ilgili 2 yıldır Bakanlıkta çalışmalar yapılmaktaydı.

  • Özel okul açma şartlarının esnetilmesi,
  • MEB kitaplarının ücretsiz verilmesi,
  • FATİH Projesi kapsamına özel okulların da dâhil edilmesi isteği,
  • Özel bir eğitim kurumunda üst düzey yöneticilik-Genel Müdürlük yapmış ve sistemi iyi bilen Ömer Faruk Yelkenci’nin Öğretim Genel Müdürlüğü’ne getirilmesi,
  • Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi süreci,
  • Özel okulların sınıflandırılması çalışmaları,
  • Özel okulda ilk kez okuyacak olanlara teşvik verilmesi, (son değişiklikle özel okulda okuyanlar da faydalanabilecek)
  • “Bireyden İnsana” 1.Eğitim Kongresi düzenlenmesi,
  • Özel okulların kendi sınavını yapma hakkı ve TEOG sınavında özel okul kaydının öncelikli başlaması,
  • Özel okulların kendi programlarını uygulamaya yeşil ışık yakma,

Aslında bu süreçte Bakanlıkça yapılan çalışmaların bazılarıdır.

Dershane dönüşümünün muhakkak ki ülke eğitime bu kapsamda sağlayacağı faydalar;

  • Özel okullaşma oranını arttırmak,
  • Bilgi birikimi ve deneyimi dinamik olarak sürece dâhil etmek,
  • Liselere giriş sınavlarının etkisini azaltmak, böylelikle yerleştirmede sıkıntı çekilmemesi ve teşviklerle beraber geniş tercih seçeneği,
  • Özellikle öğretmen açığı olan okullarda aksayan eğitim sürecinin düzelmesi,
  • Açık liseye geçişin azalarak, örgün eğitime devamın artması,
  • Öğrencinin sistem içerisinde devlete olan maliyetinin belki de daha ucuza ve kontrollü olarak hizmet alım yönüne gidilmesi,

Olarak ilk akla gelenlerdir.

Tabi ki sürecin özel okullaşma üzerinde olumlu etkisi olduğu kadar, gerek ülke eğitiminde gerekse özel okullar açısından cevap bekleyen kısımları da vardır.

Örneğin;

  • Dönüşümle beraber başlayan Dershane + Okul algısı,
  • Temel Liselerin ders programının özellikle üniversite sınavına yönelik olumlu katkısı,
  • Özel okulların kaygıları,
  • Reklamların denetim eksikliği,
  • Özellikle sınav grubunda olan öğrenci ve velilerin kafa karışıklıkları,
  • Mezun öğrencilerin kurs almak isterlerse nereden ve nasıl alacakları,
  • Dershane ve etüt sayısı kadar dönüşüm olmayacağı göz önüne alınırsa burada faaliyet gösteren personelin istihdam sorunu, (Öğretmen ünvanlı memur olarak atanma şartı olmayanlar, yardımcı personeller vs.) ile ilgili.

Fakat sürecin geneline bakıldığında özellikle yayın sektörünün başını çektiği dershane gruplarının hızla dönüşüme girmesi, sağlık alanında olduğu gibi teşvikler ile eğitimde de özel okul seçeneği hakkı sunulması, Bakanlığın elindeki takvimin olumlu işlediğinin göstergesi.

Temennimiz, yaşama hakkı kadar önemli olan eğitim hakkının, paydaşları ile birlikte planlanarak devlet politikası haline getirilmesidir. Yoksa günü kurtarmak, tıkanmayı çözmek adına yapılan değişiklikler fayda getirmeyeceği gibi mevcut sorunun üstüne yenisini ekleyecektir.

Dönüşen kurumlar, süreçte artık sadece öğretim değil, ilgili yönetmelik gereğince eğitim de yapacaklarını göz önüne alarak sorumluluğunun arttığını bilmelidir. Çünkü hayat sadece sınavlardan ibaret değildir.

Görsel Kaynağı