Tüm dünyada zorunlu eğitimin yaygınlaşması ve buna bağlı olarak öğretmen ihtiyacının ortaya çıkması sonucu öğretmenlik, meslek olarak kabul edilmeye başlamıştır.   Türkiye’de de öğretmenlik çok erken dönemlerden itibaren bir meslek olarak ele alınmaya başlanmıştır. Öğretmenlik, Milli Eğitim Temel Kanunda “Devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler.” şeklinde tanımlanarak günümüzde kabul edilir şekli ile “meslek” olma hüviyetini kazanmıştır.

Bilindiği üzere meslek üyeleri mesleki haklarını savunmak amacı ile belli örgütlenmelere giderler. Bu örgütlenme dernek, vakıf, birlik ve sendikalar şeklinde gerçekleşir. Kamuda eğitim sendikaları daha çok öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının haklarını korumak, çalışma koşulları, özlük hakları ve ücret konularında hükümetlerle toplu pazarlık yapmak gibi roller üstlenmiştir. Eğitim sendikaları bu rollerini yerini getirmeye çalışırken politik bakış açılarının da olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Finlandiya, Güney Kore, Singapur, Japonya, Kanada ve Avustralya gibi uluslararası sınavlarda üstün öğrenci başarısı sergileyen ülkelerde de eğitim sendikalarının oldukça güçlü olduğu bilgisi karşısında, örgütlü bir güç olarak sendikaların eğitimin kalitesine ve öğretmenlerin mesleki doyumunun arttırılmasına katkı sağladığını kabul etmek gerekir. Ayrıca eğitim sendikalarının faaliyetlerinin meslek elemanlarının çalışma koşullarını düzetme amacı taşımasının yanında eğitim ortamlarını da düzeltici, geliştirici olma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu manada eğitim sendikalarından, klasik sendikacılıktan çok birçok ülkedeki birer profesyonel meslek örgütü gibi hareket etmeye ve öğretmenlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, eğitim-öğretimin kalitesini artırmak için gayret gösteren sivil oluşumlar olmaları beklenmektedir.

Eğitim sendikaları değişik eylem biçimleri ile seslerini duyurmaya ve meslek elemanları için hedefledikleri kazanımları sağlamaya çalışmaktadırlar. Kamu okullarında halihazırda devam eden “Nöbet Eylemi” sendikaların öğretmenlerin nöbet ücreti almalarını sağlamak amacı ile gerçekleştirdikleri eylemlerden bir tanesidir. Bu eylem sendika üyesi öğretmenlerin çalıştıkları okullarda nöbet tutmamasına yönelik olarak bir çok eğitim sendikasınca alınan karar sonrası uygulanmaya başlamıştır.

Ülkemiz okullarında öğretmenler tarafından nöbet tutulması nerede ise okulların ilk oluşumundan bu yana devam etmektedir. Nöbetin öğretmenler tarafından tutulması değişik kademedeki okulların yönetmeliklerinde emir olarak yerini almıştır. Öğretmenler nöbetçi oldukları günlerde okula erken gelip geç çıkma zorunluluklarının yanında daha çok okul yönetimince ayrıntılandırılmış olan görev tanımları çerçevesinde nöbet tutmaktadırlar. Bununla birlikte nöbet görevine özürsüz olarak gelmeyen öğretmen hakkında derse özürsüz olarak gelmeyen öğretmen gibi işlem yapılacağının mevzuat hükümlerinde yer alsa da eğitim sendikaları kararınca uygulanan nöbet eylemi kapsamında nöbet tutmayan öğretmenlere cezai yaptırıp uygulanıp uygulanmayacağına dair değişik İl Valilikleri görüşleri bulunmaktadır. Nöbet eylemi esnasında sendikalı olduğu için nöbet tutmadığını Öğretmen Nöbet Defterine yazarken bahçede-koridorda nöbet tutmaya devam eden öğretmen sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur.

Eğitimdeki çağdaş yaklaşımlar “Öğretmen nöbet tutmalı mı tutmamalı mı?” sorusundan çok “Okul, teneffüsleri nasıl eğitimsel hale getirebilir?” sorusunu öne çıkarmaktadır. Öğretmen okulda öğrencilerin koridorlarda koşmamaları, merdivenlerden hızlı inmemeleri ya da derse geç girmelerini önlemek amacı ile nöbet tutmamalıdır. Öğretmen nöbeti, öğretmen rehberliğinde öğrencilerin teneffüste dahil okulda geçirilen tüm zamanların eğitimsel amaçlara hizmet etmesi üzerine kurgulanmalıdır. Öğretmen nöbet tutmuyor diye öğrencilerin başıboş kalması, derse giriş çıkış saatlerine uyulmuyor olması öğretmenin nöbet tutması yada tutmaması ile ilgili değil daha çok kurum kültürü ile ilgili bir davranış tarzıdır.